Etiket arşivi: Ruhsal uyanış

Hasta Dünya İnsanı

 

Davranışı her ne kadar bilinçdışı belirlese de zihinsel sağlık sorunlarıyla mücadele eden insanların artık kendilerini kamufle etme ihtiyacı duyduklarını gözlemliyorum…

Bu durum bizim ülkemizde daha berbat bir durumda. Ağlayana “ne kadar da zayıfsın ,çok gülene sen iyi değilsin” diyen bir toplumuz. Dil düşünceden daha çok tehlikeli diyebilirim. Düşünce zihnin derinliklerinden gelirken zihinde kalırsa bir sakıncası yok da dile dökülürse dil kötü düşünceler için potansiyel tehlikedir.

Atalarımız boşuna dememiş “eline, diline, beline sahip ol” diye. Ama dinleyen nerdeee?

Acaba insanların dilleri olmasaydı sadece beden diliyle anlaşabilirler miydi?

Neden anlaşamasın ki,üstelik Dünya üzerinde kullanılan bir işaret dili bile mevcutken .

Neyse …

Konumuz; bu dünyada ki hayatı güzelleştirecek insan tipleri. Dünyamızın uzun zaman öncesinde altın çağ denilen döneme girmişliği vesilesiyle şu zamanlarda onlardan bahsetmemek tabi ki olmaz.

Ruhsal olarak uyanmış ve ruhsal olarak gelişmiş telepatik iletişimin çalışma şeklini kavramış, spiritüel tekamüle ermiş, kozmolojik seyahati başarmış 3 cü boyuttan 4 cü boyuta geçerek bilgiye erişmiş yüksek titreşimli insanlar.

Sayıları çok az olsa da hasta olan dünya insanını düşünsel, moral ve ruhi destekle yaşamda tutmaya çalışıyorlar. Ne güzel değil mi ?

Buraya kadar kulağa hoş manzaralar.

Dünya insanı ise gerçekten hasta,sürekli bir umutsuz,sürekli bir şüpheci,uyumsuz,iyilik kabul etmez tavırlar,asabiyet,oto-kontrolsüz,negatif enerjilere meydan okuyacağına sürekli bir olumsuzluklara teslimiyetçi,acınası küçük Emrah tiplemeleri,Halil Sezai’den incir reçeli isyaaaan tiplemeleri,böyle sürekli uyuşmak ve uyumak talepleri,morfinsel arzular,alkol şişeleriyle dans etmeler,votka ile yapay enerjilerin çiftleşme sahnesinden patlayarak çıkan,nirvanada küfrün 7 kategorisiyle kafa arama havaları derken bonzailer,pembeler,şekerler,sentetikler bunlardan bahsederken bile yüzüm buruştu ?

Fikirler,anılar veya uyarıcılar bilinçli zihnin dayanma gücünü aşacak şekilde bunaltıcı veya uygunsuz hale geldiklerinde bastırılıyorlar.İç güdüsel itkilerimizin yanına,bilincin erişemeyeceği şekilde maalesef bilinçdışımıza depolanıyorlar.Bilinçdışı dediğimiz ise insanın düşünce ve davranışlarını sessizce yönetmeye başlıyor.Bilinçli ve bilinçdışı düşünceler arasında bir fark vardır.İşte o fark her ne ise dünya insanında ruhsal gerilim dediğimizi doğurmaktadır..Dünya insanı iç dünya ve dış dünyanın karmaşasında suçluluk ve yetersizlik duygusu ile kendini cezalandırma dürtüsüne kapılmış durumda.Ruhsal gerilimin esaretinde kalan hasta dünya insanı,bu sebepten sürekli bir hareketlilik halinde yaşıyor,istem dışı dürtülerle de ruhsal ve bedensel olarak boşalım kanallarını zorlamaya başlıyor.

Pskilojiye göre İtkiler davranışlarımızı yönetir,bizi temel gereksinimlerimizi tatmin etmeyi vaat eden seçimler yapmaya yöneltir.İtkiler sağ kalmamızı garanti ederler.Yiyecek ve suya gereksinim,türümüzün devamını garanti eden seks arzusu,sıcaklık,korunma ve arkadaş bulma ihtiyacı gibi.

Yukarıdaki paragrafta sürekli bir umutsuz,sürekli bir şüpheci,uyumsuz,iyilik kabul etmez tavırlar,asabiyet,oto-kontrolsüz diyerek bahsettiğim hasta dünya insanını anlayabilmek için insan zihnindeki katmanların görevlerini iyi bilmek gerekir.İnsan zihninde bilinç,ön bilinç,bilinçdışı olmak üzere 3 katman varken diğer yapısında da ego,Id ve süperego denilen katmanlar mevcuttur.Hasta olan bir dünya insanı ise bu katmanlarla ilgilenmez istem dışı dürtüleriyle ruhsal ve bedensel olarak boşalım kanalı arayışına başlar.

Hayır hayır düşündüğünüz gibi değil.Kesinlikle hasta dünya insanını psikiyatrik ilaçlar düzeltemeyecektir.Nasıl ki alkol ve uyuşturucu kullanan kişilerin beynindeki Alfa – Beta – Gama – Delta – Teta frekansları kapalı oluyorsa,psikiyatrik ilaçlarda frekansları kapatır.İşte tam da böyle durum da ilaçlar yerine ruhsal olarak uyanmış ve ruhsal olarak gelişmiş telepatik iletişimin çalışma şeklini kavramış,spiritüel tekamüle ermiş,kozmolojik seyahati başarmış yüksek titreşimli insanlar devreye girmelidir.

Bana göre dünya içi yaşamda psikiyatrik ilaçlarla ruhların perdeleri sonsuz bir karanlığa mahkum edilmektedir.Hastalığın ilk evresinde bilinçli olan insan ruhu aslında bilginin ve ruhsal kimliğinin farkında olsa psikiyatrik ilaçlara sığınmadan kendini iyileştirebilecek güce sahiptir.Nasıl mı ?

Makro ve mikro kozmos (Evren ve İnsan) kavramını öğrenerek.

Çünkü İnsan mikro kozmos; Kozmos Makro İnsan’dır .

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

İYİ Kİ VARLAR..

book-coffee-hot-love-it-nature-Favim.com-270516

Düşüncelere gömüldüğümüzde yaşamla ilgili doğru sorular sormak gerek..Doğru sorgulama biçimiyle yaşam bizi ciddiye alır ve yanıtını verir.
Geçmiş haftalarda,aylarda,yıllarda yaşadığımız hangi günün daha kötü bir gün olduğunu düşünmek ruhsal uyanışımızı engeller.
Eğer yaşadığınız kötü günlere şahit olan insanlar varsa onlarında bu konuları anımsatmasına izin vermeyin.
Yaşadığınız kötü günleri hiç kimselere anlatmayın..
Kendinize bile…
Bizim tek ihtiyacımız olan RUHSAL UYANIŞ..
Ruhsal inançlarımızın bizi desteklemesi ve yaşamımızın bir parçası haline gelmesi bizim elimizde.
Bazıları halen “yapamıyorum böyle yaratılmışım ben buyum” diyor ,ay böyle mır mır mır,hayır efendim yapamıyorum diye bir terim zikretmek zaten en başta yasak olandır.
Terk et yapamıyorumları.
Yapacaksın..
Gün içinde olumlu düşüncelerinize muhalefet olan tezatlık sunanlar olabilir olacaktır,pes etmek yok..
O kişilerin isimlerini bir deftere not edin ve oradan uzaklaşıp sesli olarak “olumlu düşüncelerimin gücünü kıramadın ve kıramayacaksın” diyerek ismine koca bir çarpı atın.
Bunlar sizi olmak istediklerinizden,sahip olmak istediklerinizden alıkoyan insanlardır.
Onları ayıklayın iç dünyanıza barikat koyun ve barikatın dışında kendi konuşsun kendi duysun.Zira konuştukları bizim için tehlikeli olduğu için biz duymayalım.
Bu tip insanlar güç kırıcılardır bu yüzden yapamıyor olduğunuzu görün,yapamadıklarınızı yaradılışınıza endekslemeyin.
Sitemli sözlere ve duygusal sömürü stillerine de teslim olmayın.
Erkekler,kadınlar,para,vaatler,ilişkiler,sağlık,cinsellik,iş,aile,evlilik,çocuk,yatırım gençlik,yaşlılık,ölüm v.s hakkında inandığımız ne varsa bunlar bizim içsel inançlarımızdır.
İnançlarınızı olumlu yönde besleyen destekleyen insanlarında isimlerini yazın ve onlarında isimlerinin altını çizin.Onlar bize ve bu dünyaya lazım insanlar.
Bu yüzden inançlarımızı olumlu yönde besleyen destekleyen bu insanlara ihtiyacımız vardır.
Ve iyi ki varlar..Bu tip insanlarla oturup sohbet edip kahve için zaman geçirin,iyi yönde enerji alıp verin…Ve lütfen var oldukları için de teşekkür edin.
İyi ki varlar…
Varlıkları hep olsun..Çoğalsınlar..
“Yeryüzünde iyi ki varsın” dediğimiz teşekkür ettiğimiz o insanlardan olmak da sizin elinizde.
Çıkarın aklınızdan sonu “mıyorum,miyorum” ile biten her şeyi.
Sevgi ve mutlulukla 🙂 kalın sağlıcakla.

 
Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Facebook'ta Paylaş

Paylaş