Kategori arşivi: Kozmik İlim

Sevgi Her Şeye Dayanır Ve Sabırlıdır.

Hupomeno: kişinin koşullara, zorluklara karşı gösterdiği tepkiyi ifade eder.
Makrothumeo: kişinin başkalarından öç almadan, diğerlerinin provokasyonlarına, hatalarına karşı sabır göstermeyi ifade eder.
Sevgi bu nedenle insanlara karşı çok sabırlı olmasının dışında aynı zamanda koşullara karşı da büyük bir sabır örneği gösterir
O zorluklar karşısında yıkılmadan sabırla bekler.
Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.
Sevgi haksızlığa sevinmez, ama gerçek olanla sevinir.
Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi ümit eder, her şeye dayanır.
Her şeyden önce Allah’ın kutsal seçilmiş varlıkları olduğunuzu düşünüyorsanız yürekten sevecenliği, iyiliği, alçak gönüllülüğü, sabır ve yumuşaklığı üzerinize bir daha çıkartmamak üzere giyinmek zorundasınız.
Şayet birileri sizi bu konumda olmanıza rağmen sürekli aşağılıyor ,eziyor ve köle muamelesi yapıyor da varoluşunuzu destekleyerek,size katkıda bulunmuyorsa orada alma verme yasası işlemiyordur.
Orada ne bir ışık ne de bir sevgi vardır.Buraya harcanan enerji ve emek de israftır.Dönüştürebilmek ve iyileştirmek adına yapılan çabalar sizi tüketir.Bu kişilerin olduğu An ve Mekanları özgür irade ve seçiminizle idrak ederek terk etmek sizin düşüşünüz değildir.
Tam tersi Şerrini atamamış kişileri bırakmak sizin ışığınızı dahada kuvvetlendirir.Ruhsal frekansınız hiçbir kişi yada oluşumlara bağlı olmazsanız daha da yükselişe geçer.
Benliklerinizi fazla dinlemeyin ve işinize burnunu sokmasına izin vermeyin.
Seçimlerde öncelik hakkını benliğinize tanırsanız kişisel olarak her iki tarafta da kayıplarınız artar.
Size ihtiyacı olan başkalarını çekerek yola devam edebilirsiniz.
Çünkü siz sevgi nedir artık biliyorsunuz, onu ihtiyacı olana hesapsız ve çıkarsız sunmak zorundasınız..

 Sizleri seviyorum… Sevgiyle kalın.

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

KURUTUN ARTIK ŞEYHLERİN NUR ÇEŞMELERİNİ

İnsanlar gökteki hakiki Tâc-ül-Âriflerin sesini duyabilmiş olsalardı Şeyhlerin nur çeşmesi dedikleri yeryüzünde zaten hiç akmazdı.Bugün görüyoruz ki Allah’a iman zayıflığı ile Aura zayıflığı aynı şeydir.Auran zayıfsa Allah ile arana tekamül etmek için şeyhleri,onları bunları sokuyorsan ibliste girer,ifrit de.Sonra şeyhlerin çükünden akan spermi nur sanıp hücrelerine katarsın.Hacıların hocaların spermiyle yazdığı muskaları da rahmani muhafız diyerek seni musallattan koruyacak sanır, üzerinde taşır etrafında sana zarar verecek şeytan ararsın….Oturup o halinde birde ibadetinle şeytanı taşladığını sanır topluma yarım aklınla Akıl Kethüdalığı yaparsın.

Osiris Gökte Thot’a ruhu tarif ederken şunları söylemiştir; Samanyolundan 7 ci küreye düşen ışıklı tohumları göstererek “Bunlar ruh tohumlarıdır.Bunlar Satürn bölgesine geldiklerinde kaygıdan ve tasadan uzak,mutluluk içinde fakat mutluluklarının farkında olmadan yaşayan hafif buhar gibi şeylerdir.Ama Satürn bölgesinden daha aşağı bölgelere düşerken gitgide ağırlaşan bedenlere bürünürler.
Her bedenlenişde içine girdikleri ortama uyum sağlarlar ve pırıltılarını gittikçe kaybederler.Bu içine girdikleri ortamların bir zaruretidir.Kendi ışıklarını azaltmadan daha aşağı ortamlara uyum sağlayamazlar.Yaşamsal enerjileri artmaktadır ama daha kaba bedenlere girdikçe o semavi kökenlerinin anısını gitgide unutmaktadırlar.
İşte ruhların aşağıya inişleri böyle gerçekleşmektedir.Dünyaya geldiklerinde maddeye daha da bağlanmaya,bir beden içinde yaşam özlemiyle daha da sarhoş olan ruhlar,kendilerini maddi zevkler peşinde koşarken bulurlar.Ve eski anılarını tamamen unuturlar.Onlar için şehvet ve maddi zevkler yaşamlarının ana gayesi haline gelir.Beden içinde yaşarken ilahi yaşamı boş bir düş gibi hayal etmekten başka bir şey yapamayan insanların dünyası böyle bir dünyadır.Aranızda böyle inisiyeler vardır ve sende onlardan birisi olacaksın..Ve Ruhun Göğün evladı olduğunu da ancak inisiyeler bilir.” der.(İnisiye konusunu başka bir yazımda işleyeceğim)

Bu arada belirtelim yeryüzünde İdris peygamber olan kişi gökte bahsi geçen Thot’dur.8 yıl Zuhal (Satürn) yıldızında astronomi ve astroloji ilminde eğitildikten sonra bir bedenin içine ışıklı tohum olarak düşmüştür. Dünya yaşamına insanlara astroloji ve astronomi ilmi öğretmek için İdris adında bir bedenle doğarak dünyaya enkarne olmuştur.

Osiris’in dediği gibi Ruhlar Göğün Evladıdır.

O halde buradan bir kez daha anlıyoruz ki ; Gökten gelen ilimde dahil her şey Ruhların dünyevi yaşama ayak uydurmasıyla yerde insanların bilinçsizlikleri sonucu bozulmaktadır..Çünkü Gökler Rabbimizin Arş-ı Âlâsıdır..Oradan akan her şey tertemizdir.Yeryüzü ise Şeytanın Allah ile savaşarak kazandığı yerdir.Dünyevi zevklere ayak uyduran Ruhlar ışığını kaybettikçe de içinde yaşadıkları bedenlerin Aurası zayıflamaktadır.
Aurası zayıflayan bedenler ve zihinler her türlü pis enerjiye maruz kaldıkları için Arş-ı Âlânın bilgeliğinden ve Tâc-ül-Âriflerin sesinden ve ışıklı tohum olan öz ruhun inisiyesinden,geçmiş bilgeliğinden ışığından mahrum kalmaktadır.
Bunu neden anlatma gereği duydum..Çünkü bazılarınca bu ve bundan daha fazla bilgi bilinir ki Yecüc ve Mecüc enerjisi Aurası zayıf İmanı düşük,Allah enerjisinden yoksun,negatif enerji alarak kendini kontrol altına alamayan,düşük enerjili,çabuk öfkelenebilen,asi,isyankar duygusal karmaşa yaşayan sorunlu bedenlere girmektedir..Çok iyi tanıdığınız insanları sizinle kavga halinde savaşırken bulduğunuz an onu orada bırakın.Kavgadan topuklayarak kaçın.Gidip meditasyonlarla auranızda ki deliklerinizi temizleyerek kapatın.😅 Unutmayın Erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır.Bu seferde hiç fark etmez,sevdiğiniz de olsa sevmediğiniz biri de olsa o kavgadan beladan tepki vermeden kaçın.

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

Korkma Ben Senin Dostunum Tısss :))))

Bilmediğiniz yabancı bir diyara dil bilmeden,yaşam kurallarını bilmeden gittiğiniz zaman çok zorlanırsınız.”
“Aman bana ne gitmeyecek olduktan sonra ” mı dediniz ?
Lakin gideceksiniz. 🙂 

Rehberler gideceğiniz yerlerden gelen bilgilerle donatılır .

Onlara “bana ne bu zırvalıklardan mı” dediniz ? O halde kendi gücünüzle keşfedecek bilgileneceksiniz..Oysa geçmişte kapı bir kere çalınmıştır,önüne mutlaka bilgisi gösterilmiştir,sen çiçek böcek paylaşımları yaparken,bir arkadaşın sayfasında paylaşmıştır,bu da kafayı cozuttu diyerek gidip çanak okey de çanak kırmışsındır.
Döner dolaşır aradan zaman geçer uygun anında seni hazırlamak için bir daha çalınır kapın.

Bir arkadaşın gelir kahveye sana anlatmaya başlar,dersin ki “aaa bizim sayfada biri var bu konulardan bahsediyor.Aman bırak Nermin nasıl inanıyorsun bunlara,Allah aşkına sende mi ?”
Onun sana gönderildiğini anlamazsın konuya uzaklaştıkça uzaklaşırsın geçiştirirsin.Bir de dalga geçersin.
Allah’ın hakkı 3 tür ya hani,bir zaman sonra artık kapı çalınmaz bacadan ya da camdan girilir,gözüne hak ettiğin biçimde sokulur. 🙂
Sonra sen “Amman Allah’ım neler oluyor ?” dersin.
-“Tıssss Hoşgeldin bebek 😀  korkma ben senin dostunum tıssss ,ve seni çok seviyorum.Aslında hep buradaydım fakat sen beni görmekten,benimle yüzleşmekten korkuyordun tıssss 😂 Ben senin galakside ki eşinim..Biraz kahve içer miyiz ?  😂

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

Psikiyatri Doktorları Bu Yazımızı Sevmeyecek.

Şizofrenler bu zamana dek tıbbın söylediğinin tam aksine sadece epifiz bezi (mührü) kırılmış Gayb alemine bilinçsizce düşmüş ,ya da dışarıdan yapılmış her hangi bir büyüyle musallata maruz kalmış,veyahutta uygunsuz durumlarda alkol,uyuşturucu tarzı maddelerle varlıkların sahasına fark etmeden bulaşmış kişiler olabiliyordu.Fakat bilim bunu çıkarlarına gölge düşecek diye üstünü örtüyordu.Bizim ülkemizde bu tür insanlara psikiyatrik damgalar basılarak aşağılanırken, vatikan bu tür belirti veren kişileri önce metafizik ilimle temizliyor,sonra Adam Kadmon (insanı kamil) olarak bünyesine alıp ruh ve madde alanında ,kozmik alanda değerlendirip yetiştiriyordu.Biz ise bilimlere güvenerek ruh hastası ya da şizofren diyorduk..Bu zamana dek ilimler susturuldu,alimler susturuldu dışlandı.Ama gün bugün alimlerin ve ilimlerin ne yazık ki tüm hastalıklar hakkında haklı çıktığı gündür.Şu an yıl 2019, ve 5 ci boyut yaşamında ülkemizde çoğu insanlar şizofrenlerin yaşadığı bu belirtilerden bahseder oldular.

Hurafe denilen varlıkları deneyimlemeye ve görmeye bile başladılar.Onu geçtim karanlık güçlerin zihinsel yönetimin de negatif etki almış olan vatandaşların temizliğine, kanal olup şifacı olarak tedavi etmeye bile başladılar.O zaman Türk Tıbbına göre ve psikiyatri bilimine göre şifacılar ve simyacılar da dahil hepimiz şizofreniyiz..İşin iç kısmına da bakarsanız öyle değil işte .Bunu hep yansıtırım.Beni tanıyanlar bilir,psikiyatrik ilaçlar bilinçli bir toplumun idam sehpasıdır.Psikiyatri bilimini karanlık güçler var etmiştir..Bunu fark edenler şuur üstü düşünebilenler bilir.Çünkü hedeflerinde; *İnsanların algılarını kapatmak, *Şuurunun üstüne çıkabilmiş olan uyanık insanları damgalayarak ilaç kullanımını tedavi altında yaygınlaştırmak,*Böylelikle kendi faydalandıkları manevi alemlerden bütün şifacıların faydalanmasını engelleyerek şuurlarını kapatacaklardı, insanları gayb bilgilerinden uzak tutacaklardı, varlıksal alemlerden bihaber yaşayan standart geçirgen insanların da üzerinde kötü enerjili varlıkları kullanarak hasta edecekler, daha çok ilaç kullanılacak ve bu bilim aracılığıyla daha çok para kazanılacaktı.Öte yandan bir gerçeği biliyorlardı ki psikiyatrik ilaca bağımlı olan insanlar asla iyileşmeyeceklerdi ve yan etkilerle davranış mod bozukluklarıyla toplumda kimi kendini imha edecekti,kimi ailesini yok edecekti,kimi çocuklara ,kimi hayvanlara zarar verecekti.Kimisi de psikiyatrik ilaçların etkisiyle daha bir üst model uyuşturucuların tuzağına düşecekti.Ve uyuşturucular da toplumun içinde böylelikle pazarda yerini alacaktı..Dünyayı yönetiyoruz hükmü altında yıllarca insanlara bunları yaşattılar.Genç,yaşlı,çocuk denilmeden insanların DNA larını böyle bozdular.Geçmişe kalırsa hep hurafeydi,komplo teorisiydi bunlar ve bu belirtileri yaşayanlar şizofrendi aileleri hemen kliniğe götürürdü.İlaçlarla meseleyi daha da işin içinden çıkılmaz hale getirirlerdi.Yazık ettiler onca insana yazık..En çok üzüldüğümde şu ki, bu konuda çok üzüldüğüm bir hadise vardır..Yıl 2014 Gata da bir profesör doktor şizofreni hastalığını metafiziksel varlıkların yaptığını iddia ederek teşhisini ortaya attı..Gata da görev yapan bu doktorun adı Kemal Irmak’tı. Bunu iddia ettiği için Gata gibi yerde aşkla görevini yapan bu adamı harcadılar,bunu söylediği için bitirdiler…Adamı tüm meslektaşları hayattan soğuttular.Yıl 2019 ve Gata profesörünü zaman haklı çıkartmıştır.Umarız acımasızca men ettikleri bu değerli doktoru Avrupa alıp kendi bünyesinde çalıştırmaya başlamamıştır..İşte böyle böyle ilim ve bilimde geri kaldı bu ülke..Bir ülkenin alimlerine ve ilimlerine leke atılıyorsa anlayın ki orada karanlık güçlerin metafiziksel bir çıkarı ve menfaatsel planları mutlak olarak zarar görüyordur. Evet başlıkta yazdığım gibi Psikiyatri doktorları bu yazımızı sevmeyecek…Artık kendi keyiflerine kalmış.Kabul etseler de etmeseler de psikiyatri bilimi metafizikle çalışmak zorundadır,metafizik ilminden yardım almak zorundadır.Hele ki artık dünyada metafiziksel savaşların yapıldığı bu dönemler atlatılırken insanları ilaçlarla katletmek, hele ki ergenlik dönemini atlatan her gence ve zihinde hareketlilik yaşayan,ilgilenildiği takdirde bilim adamı olacak olan bu yeni nesil indigo ve kristal çocuklara dikkat dağınıklığı adı altında hastalık damgası yapıştırmak,yeni nesilleri metamfetamin ve kokain içerikli ilaçlara mahkum etmek, gıda terörü uygulanarak kas romatizmasına esir edilmiş memleketimin %90 ına serotonin üretemiyor adı altında mutsuzluk hastalığı damgası yapıştırıp adına fibromiyalji demek ve depresyon ilaçları yükleyerek yaşamına devam etmelerini istemek ayrı bir psikopatlıktır. Evet bu ülkenin insanları mutsuz,evet bu ülkenin insanları saldırgan artık.Evet bu ülkenin insanları keser dönüyor hesap dönüyor ve ilaçlara bağımlı olarak başka alanın doktorlarına ilaç yazmadıkları için saldırıyor artık.Bu saldırıları yapan insanlar değil,içlerine yerleşmiş olan ve zihinlerine sürekli öfkeyi,kavgayı ,emreden metafiziksel varlıklardır.İnsanlar psikiyatrik ilaçlarla zihinden komut edilebilir hale geldiler artık.Bunun bilincinde olun…Görüldüğü gibi bütün bunlar benim ülkemde bir psikiyatri biliminden ziyade insan ırkını yok etme planına ortak olup karanlık güçlere hizmet etmekten başka bir şey değildir.İşte siz psikiyatrilerin inanmadığı metafizik ilmini eski Şaman Türkleri de doğrular ve kanıtlar ki insanlar bu şekilde tedavi edilir ve korunurlardı.Bu devletin acil olarak işinin ehli olanlardan Ak Şamanlar ve Ehlibeyt olarak birlik olup Metafizik ekibini kurmaları gerekmektedir.Üzgünüm ama bu bir gerçek dünya Simya ile yönetiliyor.Terör inanmadığınız Simya ile yapılıyor.Savaşlar Simya ile yapılıyor.Müslümanın Müslümanı vurduğu yerde Simya ile beyinler yıkanıyor,insanlara negatif varlıkları gönderiyorlar.İnsanlar kan döküyor.Bizim ülkemizin yetişmiş İblisten uzak Ak Şamanları ve Ehlibeyt gerçek Havasçıları bunun üzerine çalışmalıdırlar.Şimdilik diyeceklerim bu konuda bu kadar..


Sevgiyle kalın..

Cansel Işık

Paylaş

Metafizikçiler,Psişikler,Kozmik Şifacılar,Şamanlar ve Altın Çağ’da ÖZ.

Hayatımızda olan kişiler,olaylar ve koşullar hangi frekansta olduğumuzu söylermiş..Vermek almanın kapısını açarmış.Evrenden bir şeyler almak gayesindeysek bunun için önce vermek gerekiyor biliyorsunuz değil mi ?Etrafınıza nazik sözler söyleyin mesela.Ya da içten gülümseyin,beğeni ve sevgilerinizi çekinmeden belirtin .Ya da iltifat edin sevdiklerinize.Bunu beceremiyorum diyenlerdenseniz muhtemelen yolunuz size frekanslarınızı tanıtan birine düşmemiş, ya da buna dair ilahi bir mesaja, ya da size bu yolda rehberlik edecek,çakralarınızı dengeye alacak bir kozmik şifacıya henüz rast gelmemişsiniz demektir.Unutmayın ki mistikler, şamanlar ve psişikler ruhsal hiyerarşi tarafından bu konular için köksel bağlar aracılığıyla özel seçilmiş kişilerdir.Neden onlar özel derseniz, özellikleri nereden geliyor derseniz ; açıklamak isterim.Bugüne dek bu konularda kulaktan dolma sizi sınırlayan öğretilere sahiptiniz.Onlar sistem gereği evriminize ve deneyimlerinize göre üretilmiş bilgilerdi.Gerçek olan bilgi,sistemin zarar görmemesi adına sır olarak kendini koruması gerektiği için, sizlere hurafe imajıyla dönüşerek bilgi bırakıyordu..Şimdi artık sistem kendini sizler için ifşa ediyor ve kendisiyle bağ kurmanızı bütünleşmenizi istiyor.Bu bağı kurabilmek için de mistikleri, şamanları ve psişikleri devreye sokuyor.M.Ö. 3400 yıllarında İlahi yasa Galaktik Federasyon,ruhsal hiyerarşi ve diğer otoriteler İnsanların psişik becerilerini bastırmak adına DNA yapısının değiştirilmesine karar verdi . On iki sarmallı DNA yapılarınız değiştirildiği ve sarmalların birbirinden ayrılmasının sonucu bugün insanoğlunun tamamı bu seçilmiş insanlar dışında psişik becerilerini kullanamaz hale getirildi. İlahi yasa kararı insanoğlunun DNA sarmallarını ayırdıktan sonra, yeniden birleşmelerini engellemek için astral bedenlere implantasyonlar yaptı..Bu da dolayısıyla kozalaksı bezlerin, hipofiz bezlerinin ve hipotalamus bezlerinin ürettiği salgının oluşmasını engelledi.Adını sık duyduğunuz epifiz bezi,pineal bezi dediğimiz diğer bir adıyla bilgi ağacı,kozmik ağaç dediğimiz, evren bilgilerine ulaşmanızı sağlayan bezin kapatılması,insanoğlunun 4500 yıl önce dünyayı ele geçiren, fıtrat olarak ışığı düşük olan negatif karanlık güçlerle beraber yaşamamızın zorlaşmaması için yani iyimser bir niyetle insanların güvenliği için yapılmış bir işlem diyelim.Tabi ki bir süre sonra insanoğlu bu bezlerde salgı salgılayamadığı ve aktif olarak kullanılmadığı için bu bezler fonksiyonunu kaybetmiştir.Lakin ilahi yasa yine insanların ileri ki boyutlarda zorluk çekmemesi adına, buna ilaveten gelecek kuşaklarda sadece birkaç insanın bu bezleri kullanabileceklerini uygun görmüş.Bu amaçla da köksel olarak özel bir gen taşımalarına karar vermiştir.Onların özel olmasının nedeni bu sistem için görevli olarak seçilmiş ve doğmuş olmalarındandır.Buna neden gerek görülmüştür dersek ; İnsanoğlunun ruhsal gelişiminde metafiziksel bir saldırıyla, negatif varlıklarca ele geçirilip yoldan çıkmaması ve zarar görmemesi için, aralarından birkaçının ruhsal hiyerarşi ve galaktik federasyon ile iletişim kurabilmesi ve bu hususta göksel kapılardan yardım alabilmesi gerektiğine karar verilmiştir.O kişiler de peygamberler, kahinler, mistikler, şamanlar ve psişikler olarak ilahi yasa kararıyla Tanrılar tarafından özel yetilendirilmiş seçilmiş kişilerdir.Bu yüzden 5 ci boyuta geçtiğimiz ve Altın Çağı yaşamaya başladığımız süreçler itibariyle bedensel olarak uyumsuzluk yaşayanlar,sisteme uyumlanamayanlar,ağrısı sızısı olanlar,farmakolojik sebeplerden mod karmaşası yaşayanlar,unutkanlık,gerilim ağrıları gibi açık konuşacağım her hangi bir sufli varlık etkisiyle büyü,sihir gibi musallat tarzı hastalıklara sahip olanlar birer kozmik şifacı edinmek ve sisteme uyum sağlamak için dengelenmek zorundadırlar..Altın çağ yaşamında evrilmiş toplumlara artık ilahi yasa ile temas kuracak bir peygamber çıkmayacağı için, bütün kozmik şifacılar,kahinler,mistikler ve şamanlar ilahi yasanın ve göksel kapıların insanoğluna bu yönde sistem için iyileştirici bir hediyesidir.Peki onların sahip olduğu özel gene sahip olamasak da sahip olduğumuz bir epifiz bezimiz var ve bizde kullanabilir miyiz derseniz.5 ci boyut yaşamı zaten bunu gerektiriyor.İstediğiniz taktirde bu bezleri yeniden harekete geçirebilme gücüne sahipsiniz.Fakat bu ancak gerçekten bunu arzulamayı ve bu uğurda kendini adamayı ve disiplinli bir çalışmayı öze ulaşmayı gerektiriyor.Çünkü sizler kozmik şifacılar,kahinler,mistikler ve şamanlar gibi seçilmiş özel gene sahip değilsiniz.Öz’ünüz de sevgiyle bütünleşmemiş,dünya standart görüş açısına sahipseniz,ve hep öfke ile hareket ederek yaşadıysanız karşınıza bir ifrit,bir şeytan çıktı sanabilirsiniz.O aşamadaki gördüğünüz görüntü,varlık sizin içinizdeki özünüzün yansıması hayvanlar olacaktır.Çünkü 4500 yıl önce yaratımlarımız müdahale gördüğü için,her insan yaratımda DNA Sarmallarında % 20 sürüngen de dahil ,çeşitli hayvan DNA larına sahiptir.% 100 İnsan DNA sına sahip değiliz maalesef.Geçen ki yazımızda Adem ve Havva çiftleşmesinde aybaşılı çiftleşmeden bahsetmiştik ve Tanrıça kanının yaratım için genetik kodlar şifresini barındırdığını da söylemiştik.Bu arada belirtelim ki Tanrıları ve Tanrıçaları insan sananlar şunu bilmeliler ; Onlar öz bedensiz varlıklardır,son şu an ki insandan, bizden önce yaratılmış insanlar da şimdikinden farklı yetilerde yaratıklardı.Buna örnek ver derseniz ; insanın bugünkü şeklini almasına ve tohumlamada çalışma yaparak bazılarımızın bedenlerine enkarne olan Galaktik Ruh Irkı LYRAN’lıları örnek verebilirim.Örneğin bu dünyada ki bazı insanların ulaşacağı ÖZ kavram Lyran’lılara açılacaktır. Kim Lyran’lılar derseniz Kedigiller derim. Öz kavramı budur işte.Bazıları özünde sürüngeni görecek,bazıları ejderhayı,bazıları baykuşu,bazıları kartalı,bazıları akrebi vesire.İyi isen öz hayvanın iyidir..Ama insan olarak kötülüğe hizmet ettiniz ve ilahi yasakları deldiyseniz ÖZ ünüz sizi korkutan bir varlık olacaktır.İlahi yasa bu kadar nettir.İşte karanlık güçler sizin özünüzde ki bu hayvanları ele geçirip nefsinizle yönetmekteler.Şeytan denilen meselenin de esaslı özü budur.Aranızda sosyal medyada bazı bilgilere kapılıp kalanlar oluyor,kozmik şifacılara,kahinlere,mistiklere ve şamanlara ŞEYTAN ile çalışıyor diye etiket yapıştıranlar oluyor.Bu doğru değildir.İşte sırf bu yüzden zihninizle tuzaklara düşüp,zarar görmeyin diye bu konulardaki bilgileri ,en ince detayına kadar sizlere aktarmak ve geniş açılı sunmak zorunluluğum vardır.İçindeki hayvanı terbiye edemezsen, para hırsı ve ego yaparsan görünen,görünmeyen bütün enerjiler karanlığa hizmet eden varlıklara,insanlara dönüşür.Bunu sen kim olursan ol zihninle dönüştürme gücüne sahipsin.Bunun içinde Nefsimizi oluşturan bu öz hayvanları terbiyelemek, nefsimizi yüksek gaye ve hedeflere yönlendirmemiz ve önüne yüce hedefler koymamız ilahi ilimle eğitmemiz gerekiyor.Nefis ve terbiyesi konusuna burada değinmeyeceğim.Araştırabilirsiniz ,çoğunuz tarafından bilindik bir konu bu zaten.Ama bu bezleri harekete geçirmek ve sağlıklı bir şekilde uyumlanmak için bu terbiyeyi ÖZ’ de yapmak gerekiyor.Bunu tek başına yapamıyorsanız Negatif duygular kapsamında sistemin ve gündemin dayattığı öfke,dünya derdi,para hırsı,ego,kişisel çıkmazlar,kaygı,depresiflik gibi durumlarınız varsa,elektromanyetik kirlilik ve radyasyon alanında teknolojik zararlara ve bundan mütevellit karanlık güçlerce zihin yönetimine maruz kalacağınız düşüncesinde kuyuda çırpınıyorsanız işte size tamda bu sebepten özel gen taşıyan kozmik şifacıların frekanslarınıza temas etmesi gerektiğini söylüyorum.Metafizikçiler,psişikler,kozmik şifacılar,şamanlar Altın Çağ yaşamı için özel olarak taşıdıkları gen ile kozmik evren tarafından eğitildiler.Çünkü dünyanın şifası adına getirilen sevgi için uyumlanan tılsımın vakti gelince harekete geçmesi lazımdı.Bu bilgi hepinizin DNA larına ilahi yasa gereği 2019 un Mart ayında Baş Melek Cebrail aracılığıyla yüklendi. Dünyada nerede olmak istediğiniz ve Yeni dünyada ruhunuzun amacını ifade etmek için yapmak istediğiniz şey ile ilgili artık seçimler yapın.Başlangıcı siz yapın.sistem size gönderilmiş öğretmenler, rehberler ve şifacılar ile dolu.Yeni dünya frekansına uyumlanmış ve yükselişe geçmiş olanlar kavgadan,taraflı yargı ve düşünceden,nefretten,kin ve öfkeden,para hırsından,korkudan,maddi değer yargılarından arınmış her baktığı kavramda yaratıcıyı ilahi ışığı yakalamış ,birbirine baktığı zaman da yaratıcının nurunu görüp nurani bakış açısıyla hareket edenler olacaktır..Eğer bu saydıklarımı ve ilahi ışığı benliğinde hissedemiyorsan sakın kendini teselli edip “işte ben tamda böyleyim,herkese iyilik yapan biriyim” diyerek kandırma.Bu kendine yaptığın bir zarardan başka bir şey değildir.Bundan sonra toplumda sorun yaşadığınız kişileri X,Y,Z kuşağı olarak değerlendirmelisiniz,her kuşağın doğumunda belirlenmiş bir kuşak programı ile dünyaya aramıza doğduğunu unutmamalısınız.Her kuşak kendi programının özelliklerini taşımakta ve buna göre de onların icra alanları mesleki hayatları ,ilgi alanlarının belirlenmiş olduğunu, onların galaksilere ait enkarne ruhlar olduğunu bilmelisiniz..Bunu özellikle çocuklarınız üzerinde gözetin ve uygulayın.Onları program özelliklerine göre yetiştirin.Kuşak programlarının bilgisine vakıf olun ve ihtiyaçları bu doğrultuda karşılayarak sistemden beklentide olun.Almak ve vermek yasası çok güzel işlemektedir.Eskiyi bıraktık artık.Eski yaşanan tecrübelere göre karşılık verme düşüncesini terk ettik.Artık ilişkilerde yargı ve hesap yapmadan sevdiklerinize saf iyilik ve sevgi bilincinde sıcak bir kucaklama ile karşılık verebilirsiniz.Açtığınız kucakta ki sevgi tılsımı sistemi harekete geçirecektir.Her şey içinizle uyumlu artık.Bu sebepten duygusal yanlarınız çok ön plana çıkabilir,yıpranılmış anılar sizden kopmak istemeyebilir.Ağlayabilirsiniz.Ağlayın..Olabildiğince ağlayın.Bu bir arınış ve yükselişe geçen bilinç için gereklidir.Fakat istemeseniz de geride bırakmak, sizden sonraki kuşaklar için yeni,güzel, sevgi dolu anılar oluşturmak adına kara sayfaları yırtıp atmak ve güzel dokunuşlarla yeniliğe açılarak içinizde yeni bir cennet yaratmak zorundasınız.Yarattığınız Cennet sevdiklerinizle hep beraber yaşayacağınız Cennet hayatıdır.Önümüzdeki tüm süreçler boyunca fiziksel ve ruhsal sıkıntılarınız için Metafizikçiler,Psişikler,Kozmik Şifacılar ve Altın Çağın nimeti olan Şamanlar bu konuda sizlere danışmanlık yapacak,rehberlik yapacak ve sorunlarınızın çözümünde ilahi yasanın verdiği yetkiyle dünyaya enkarne olan Ana Tanrıça Meryem ruhunun enerjisi altında, sizin adınıza göksel kapılardan yardım alarak yaşamı ve sizleri güzelleştireceklerdir.Bu güzellikleri ve nimetleri yıpratmadan değerlendirirseniz boyutsal akışa uyumlanırsınız ve yaptığınız her şeyde desteklenirsiniz.Onlar sizin için varlar..

KAİNATTA Kİ HİÇBİR VARLIK KÖTÜ DEĞİLDİR.KÖTÜLÜK SADECE İLAHİ IŞIĞIN DÜŞÜŞÜ VE YANSITIŞ BİÇİMİYLE OLUŞUR.YANİ EVRENDE Kİ MELEKTE SİZİN İÇİNİZDE,ŞEYTANİ VARLIKLARDA.ŞEYTANIN KÖTÜ OLDUĞUNA MI İNANIYORSUNUZ.O HALDE KÖTÜLÜĞÜ YANSITAN TÜM BİLİNÇLERİ İNANÇLARI ÖLDÜRÜN.İÇİNİZDEKİ VE KARŞINIZDAKİ VARLIKLAR SİZE YENİLİP MELEK OLACAKTIR..RUHSAL YOLCULUĞUNUZ SÜRESİNCE YARATICIYI YAKALAYIN VE KUCAKLAYIN…SİZİ SEVEN VE AYDINLATAN İLAHİ IŞIĞINIZ SADECE O’DUR.

Sevgiyle ve ışıkla kalın…

Cansel Işık/13.05.2019

Paylaş