Kategori arşivi: Kadınlar

Arka Balkonun Poklu Bahçesi

Arka balkona çıktığımda son zamanlarda muhteşem kuş sesleri duymaya başladım.Arka balkonumun baktığı yer 10 ya da 15 binanın karşılıklı ve yan yana dizilimiyle oluşturduğu, dikdörtgen uzunlamasına çıkışı olmayan bir bahçeyi görüyor,bahçe de ne bahçe poklu bahçe.Bahçeye fare düşse cennete düştüm sanır o derece.Neyse uzun zaman önce yan binanın zemin katına bir adam taşındı,o daire binalar arasında en şanslı olanı.Vaktiyle ilk oturan peyzajını yapmıştı.Bu adam da sonradan o daireyi satın aldı.(İtiraf ediyorum o evde gözüm vardı 😏)
Her sabah ve gün içinde duymaya başladığım kuş sesine kulak verir oldum.Meraklıyım hani bu muazzam çoğul konçerto nereden geliyor. Poklu bahçeden gelmesi imkansız.Bakınca insanın şevki kırılıyor.Duyduğum sesler sıradan doğa kuşları değil, kanarya,muhabbet,bülbül ne ararsan karışık sesler.Bir ara baktım zemin kattaki adam güvercin uçuruyor , ama öyle böyle değil tanesi 50 binlik cins güvercinler, şöyle 12 tane var.50 binlik güvercinler ben 5 ci katta olduğum için gelip gelip benim camlarıma sıçıyorlar. Hani hayvan severiz ya ” olsun 50 binlik güvercin boku bu götlerine sağlık” diyerek temizliyorum. Adam güvercin zengini. Ne var bir tanesi de kazara evimin içine girse ,burada kötü niyetliyim vallahi,içeri girdi mi bitti.Talih kuşum gelmiş diye götürüp satarım şerefsizim.😂😂 Dokunmaz güvercin zenginine.
Ben halen kuş seslerindeyim tabi, nereden geliyor bu sesler.Bazen kuş sesleri de aralıksız çoklu duyulunca melodi olmaktan çıkıyor,beyin yanıyor. İnsanda ters etki yapmaya başlıyor.Yaktım bir sigara,çektim taburemi.
Yerde ufak yavru kedi bileklerimi tırmalayarak antrenman yapıyor.
Derken kuş sesleri bir yükseldi, bir çoğaldı. Arada karışık insan sesleri.Bir yerde bir şeyler oluyor kesin.
Aşağıda ki güvercinciye seslendim,”kuşlar” dedim, ” kuşlar sizin mi ?”
“Evet benim” dedi.
“Hayır güvercinleri kastetmedim,şu susmaksızın öten kuşları diyorum, duyuyor musunuz?”
” Ha onlar mı,onlar bu evin kuşları ” dedi benim çaprazımdan bir balkon gösterdi.
İyice baktım dikkatlice, ne göreyim adam dizmiş kafesleri, cik cik cik meğersem konçerto oradan gelirmiş 😁 Öyle bir kaç kuş değil söylediğim.
Dedim ki ” kuşçu mu bunlar? Evlerinde kuş mu satıyorlar? ” dedim.
” Hayır adam satmıyor,zevkine besliyor da,daha doğrusu karısının çenesi açılınca ötüyor bu kuşlar, adam karısının çenesine çare olarak en son bunu bulmuş.”dediğinde
“Vay be” dedim.
Aklıma geldi bir aralar karısını döven bir adam vardı, her akşam kavga kıyamet kopardı. Poklu bahçe tarafında öyle bir şey ki herkes herkesin evinde ne oluyor,ne bitiyor megafona verilmişcesine ister istemez duyuyor.Aile kavgaları,telefon konuşmaları,ekonomik yetersizlikler,kadınların dedikoduları,çoluk çocuk tantanaları,küfürler,müstehcen iletişim sesleri ne ararsan var,bunlara bu aralar Arapça yayından Suriyeli konuşmaları da dahil oldu..Hepsi sanki aynı çatı altındaymışsın gibi evinin içinde,kulağının içinde.
Güvercincinin demesine göre kuşların sahibi meğersem karısını döven adammış.Kuşlardan sonra dövmez olmuş.Kadın konuşmaya başlayınca kuşlar çıldırmış gibi ötmeye başlıyormuş ve adam kadının sesini duymaz oluyormuş.
Neyse kuşlar işe yaramış,kadın dayak yemez olmuş.Ne güzel.
İyi güzel kuşçu karısının sesini duymaz olmuş da, gel gelelim kuşçunun bilmediği bir şey var; kuşlarda bende insanlar ötünce tüm evleri duyuyoruz.Hele kuşlar Arapların evinde kavga olduğu zaman çıldırıyorlar.
İşte bu sıkıntı.
Nitekim arka poklu bahçede ki evler hiç susmuyor ve susmayacak,e tabi bütün evleri duyan kuşlarda öyle.
Çünkü bu durumdan kuşlarda rahatsız bende.

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

Hızlı Beyin Sendromu

Türkiye’de yaşayan insanların son 10 yılda %80 i Hızlı Beyin Sendromu yaşıyor ve en kötüsü kimse bunu bilmediği gibi de kabul de etmiyor.Daha önce bu oran %8 di.
Hızlı beyin sendromu yaşayanlar aslında yüksek zekaya (IQ) sahipler,fakat duygusal zeka (EQ) sorunları her yerde sorun yaşamalarına ve sorun çıkartmalarına neden oluyor.
Hızlı beyin sendromu olanlar arabanın anahtarını nereye koyduğunu hatırlayamaz,stresten der,zaman kavram ve yönetimi hep baltalıdır,Konuşurken insanların laflarını istemsizce ağızlarına tıkarlar,rutin işlerden ve hayattan sıkılıp kaçarlar,o işlerde kesinlikle başarılı olamazlar,sürekli yenilik peşinde koşarlar.Enerjiktirler,bir bakmışsın kaplarına sığmazlar,bir bakmışsın çökmüşler.Asla sebatlı değillerdir.
Büyüyen kredi kartı borçlarını ve bütçelerini düşünmeden alışveriş yaparlar.
Çünkü dürtüsellik, onları sonuçlarını hesaplayamadıkları davranışlara itmekte.
Ve çevrelerindeki dostları ,arkadaşları, aileleri sürekli bu insan tipini eleştirirler ve genellikle bu insanlara küserler.
Küsmeyin  

Yoğun şekerli gıda tüketimi, hazır dondurulmuş gıdalar,kıvam arttırıcı lezzet odaklı fast food gıdalar, radyasyon ve elektromanyetik alanların çokluğu yüzünden bu insanlar Hızlı Beyin Sendromu yaşamaktalar.

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

Dolar mı Girmiş Götümüze ?

Hepimiz miniktik bir zamanlar…

60’lı,70’li,80’li,90’lı çocuklardık bu ülkede.
12 – 18 Aralık tarihleri arasında, yıllarca bir haftanın anlam ve önemini öğreten etkinliklerle kafamıza kazımaya çalıştıkları bir mantık vardı.
Yıl 2018 ; Gördük ki 60’lı,70’li,80’li,90’lı çocuklar bu konuda sınıfta kaldı.
Böylelikle topluma kendisine ait olanı koruma ve geliştirme duygusunu aşılamak için çırpınan müfredatların ve öğretmenlerimizin emekleri de boşa gitmiş oldu.
Neydi o Yerli Malı Haftasının mantığı ?
Tükettiğimiz ürünlerin ülkemizde üretilen ürünlerden seçilmesi gerektiğiydi.
Bunun mantığı neydi?
Bilinçli tüketicilik ile ülkemizin zenginliklerinin artmasına katkıda bulunmaktı.
Biz ne yaptık ?
Vakko’dan giyinmeyeni adamdan saymadık,
Parizyen ve Müjde çoraplarını giyince seksi olduk sandık,
Popomuzu kavrayan Levi’s pantolonların buz rengini,501 ni giyince kendimizi bir bok sandık,
Timberland,Lumberjack giymezsek gideceğimiz yere gidemeyeceğiz sandık,
Mutfaklarımıza Danone yoğurt girince,Çorbamıza Maggi eli değince,çocuklarımızın sütüne Nesquik girince,Kahve keyfimize Nescafé eşlik edince, yemeklerimize Rama,Sana,Komili,Sırma derken Kalbimizin damarlarını Becel koruyacak sandık.
Mutsuzken Milkalar bizi mutlu edecek sandık,
Ramazan ayında hatta yerli malı haftasında bile masalarımızı utanmadan Coca Cola,PEPSİ,Yedigün,Sprite,Fantalarla donattık.
Bahçelerimizin meyveleri varken Cappy Meyve Sularına yapıştık.
Elimizde has zeytin bahçeleri ve yağları varken,sabun üretebilme şansımız imkanımız varken biz Hacı Şakir’i bile yerli sabun sandık.
Clear şampuanla kepeklerimizi yok ettiğimizi,Blendax ile saçlarımızı ahenkle dans ettirdiğimizi,Dove ile süt yumuşaklığında bir tene kavuşacağımızı sanırken,
Orkid ile kuru kupkuru dolanacağımızı sanırken elin piç Amerikalısı Türk kadınlarının ve kızlarının yumurtalıklarını kurutarak Türk soyunun üremesini durdurdu.
Et ve Balık kurumundan kıyma alıp evinde çocuğuna,kocana köfteler yapacağına sen McDonald’s ile Burger King’in köfteleriyle Türk çocuklarının neslini mahvettin.
Senin çiftlik tavuklarına bok attıkları için KFC lerin tavuklarıyla zehirlenmeyi tercih ettin.
Sen evinde Air Wick ile havan değişecek sanırken,Alo,
Ariel ile donlarını kar beyazı yapacağını sanırken,Calgon ile kireçlerin pasın çözülecek sanırken oturdun Amerikan Avm si Carrefour’u zengin ettin.
Siz devam edin!
Çocuklarınızı IBM ,Dell, İntel bilgisayarlara oturtup saatlerce oyunlar oynatın,IPhone telefonlar Ipad tabletlerle çocuğunuzun kanser olan hücrelerinin gelişimini alkışlayın.
Türk çocuğu yavaş yavaş ölürken, “Çocuğum çok akıllı amcası maşallah ben bile anlamıyorum bu cihazlardan,zehir gibi zekası var maşallah” diye de hava atın.
Siz 60’lı,70’li,80’li,90’lı ablalar,teyzeler,yengeler, tek rakibiniz olan Köydeki saçlarını zeytinyağıyla besleyip,kille yıkayan Kezban yengeye inat, doğuştan sarı saçlı mihribana inat Pantene ile güzelleşmeye,Loreal ile renkten renge girmeye devam edin,
Signal,Colgate,Sensodyne,Ipana,Oral-B ile dişlerinizi parlatarak hayata gülümseyeceğim diye, beyninizin algı bölgelerini felç edip aptal bir toplum olmaya devam edin.
Ülkemizde kendi üretimimiz olan Sleepy (Eruslu Sağlık Ürünleri) Molfix (hayat Kimya) bezleri dururken siz bebeklerinizin popolarını kuru kalsın,geceleri rahat uyusun,pişik olmasın diye Türk düşmanı piç Amerikalıların Prıma beziyle sarıp sarmalayın çocuklarınızı.
Sonra Canbebe’ler satılmadı diye iflasa gelsin, Nasıl olsa Türkler bir bok işletemez diye onu da yabancılar satın alsın.
Yumoşlarla çamaşırlarınızı yumuşatın,Viledalar ile evinizde dans edin.Veet hazır ağdalarla tüylerinizi yolup kaymak gibi bacaklarınızla havuz,güneş, deniz sefası yapın.
Ah canlarım benim Amerika’nın Vaseline merhemi ile de epey bir yumuşamışız demek ki ;
Baksanıza elin piç Amerikalısı yıllarca vaselinle yağlamış bizi, koca ülkeye hiç hissettirmeden yıllarca sokmuş da sokmuş.
Farkında değil misiniz halen?
Ne mi sokmuş?
Viledanın sapını ayrı, ucunu ayrı dolar bazında Ekonomik saldırılarıyla götümüze kadar sokmuş.
Allah Allah Amerikanın ağzımıza soktuğu Falım sakızlarında onca fal açıp okumuştuk oysa, bize hiçbir fal bunu söylememişti bak sen şu işe.

Şimdi gözünü aç ve iyi bak, ağzımızdan götümüze kadar girenlerin hangisi YERLİ MALI ?
Senin derdin halen DOLAR 7 TL olmuş “Oooo battık Allah Belanı versin Tayyip Senin !!”
Tayyip mi vardı lan 60’lı,70’li,80’li,90’lı yıllarda, bunları Tayyip mi alın kullanın dedi size?
Titre ve kendine gel Türk vatandaşı dışarıya kendin kendini bağımlı ettin.
YAN GELİP YATTIN,ÜRETMEDİN,ÜLKENDE ÜRETEN VARKEN ÜRETENDEN ALMADIN,
DIŞARIDAN GİREN MALLARDAN HAZIRI YEDİN,İÇTİN,SIÇTIN,
Sen Yerli Malı haftasının mantığına ihanet ettin!!
Dolar mı girmiş götümüze ?
Yapma ya hiç hissetmedik,
Yalamaya dönmüş vaselinli götümüzle.

Günaydın Türkiye uyanın da balığa gidelim.
Birazda kendi denizimizin balığını yiyelim.
Dikkat edin,onları da vaselinlemiş olabilirler.
Kaçırmayın balıkları, haydi rastgele

Paylaş

Terörist Kalpli Adam

 

Biliyor musun mevsimlerden kış ve ben ilk defa üşümüyorum Anne.

Oysa üşürdüm ben, hemde çok üşürdüm. İliklerim donardı.Soğuktan ağlardım.

Gözyaşlarım pınarlarında donardı.

Sanırsın Cudi dağında bir teröristin kalbine kapatmışlar.

Gözyaşlarım içime akardı korkudan.İçime akan içimde boğardı beni.Dışarı aksaydı da değişen olmazdı ki.
Celladım gözyaşlarımı doldururdu bir cezveye, kaynatıp yine dökerdi gözlerime.


Kurtulamazdım onun ne ayazından, ne de kan kokan odalarından.

Bütün şiddetini kusardı,kalbinin soğuk odaları.
İlk defa üşümüyorum biliyor musun Anne.

Sabah Nur dağına götürecekler beni.Üzerime Nur yağacakmış öyle dediler.Ve kucağıma düşecekmiş Güneş.
DüŞünsene sarılıp yatacağım ona.

Sen beni merak etme Anne.
Nasıl olsa o soğuk, kan kokulu odalardan kurtuldum.


Bak her yer toprak kokuyor…
İlk defa üşümüyorum Anne.
İlk defa…

 

Cansel Işık/Manyakaşkıngelini

Paylaş

Haşlanmış Karnıbahar Kokusu

Atatürk’e bakınca yerden göğe kadar bir duygu kaplıyor beni.
Kusura bakma Kılıçdaroğlu ama sana bakınca da nedense sadece haşlanmış karnıbahar ve lahana kokusunu anımsıyorum.
Atatürk’ün Kemal ismiyle geldin de hani gerizekalı olmak lazım bunu yemek için.
Bir gitsen de yerine botanik kokulu bir adam gelse diyeceğim de maalesef artık gelmez.CHP sayende artık tasmalı.Gelecek olanda böyle bir durumda zaten piyon olur..
Fethullah’ın Deniz Baykal’ın yatağında ne kadar eli varsa senin de Chp ye gelişinde o kadar eli var.Kusura bakma ben yiyemedim huzursuz bağırsak ağrısı gibisin , bu kokularla da hiç çekilmiyorsun.
Nasıl bir şeysin biliyor musun ? Tıpkı bir zamanlar kendi eliyle oğluna gelin alan ve sonra da gelinine düşman olan kaynana vardır ya, hah o aklı fikri kin ve öfke de olan, oğlunun kuyusunu kazmak ve yuvasını yıkmak için yeni gelin almaya kalkan,yeni gelinle bir olup,taaa uzaklarda bile olsa, tele kulakla her boka karışan hain kaynana var ya, işte o hain kaynananın emrinde çalışan kuma gibisin.Evin baş geliniyle didişmekten öte gitmiyorsun.
Senin Atatürk’e varsa bir aşkın, varsa bir sevdan, Atatürk’ün düşüncelerini ve ilkelerini rehber almalıydın ama almadın.Götün sıkıştığında Atatürk ismine sığındın…Çünkü senin ki koltuk sevdası.Bugün Erdoğan’a muhalefet olmayı vazife belledin, koltuk aşkıyla da o göreve getirildin. Karşındaki bu isim Erdoğan olmayabilir, başka isimde olabilirdi.O ve sen yine aynı vazifeyle getirilecektiniz.Fakat tek bir gerçek vardı,senaryoya göre ikinizde aynı kaynananın gelini olacaktınız.
Aranızda gördüğüm tek bir fark var ki ; o da eski gelinin senden daha zeki ve akıllı çıktığı.Kaç yıldır koltuğunu sana kaptırmadı.O da gün oldu senin gibi kaynanaya saygısızlık olmasın diye onun yolundan gitti,ona itaat etti,dedim ya akıllı olunca akıl başka oluyor sessizce savaşıyor,ve sessizce elde ediyor,kaynana onu nereye götürdüyse kimle muhattap ettiyse hepsini hafızasına yazdı.Kim düşman ,kim dost,gittiği yol ne, yolların,şahısların hepsini ve misyonlarını itaat edermiş  gibi yaptı, bir gün lazım olur diye aklına yazdı.Bu arada onların sayesine cebini de doldurdu.Bu da senin zoruna gitti.Haklısın senin yerinde olsam benim de zoruma gider,aynı adama yıllarca çalıştın ama koltuk sevdasıyla hırsla bedavaya çalıştın.
Ne zaman ki kaynananın maskesi düştü, şaha kalktı eski gelinin canına kast etti, eski gelin kozları eline alarak ipini koparttı öğrendiklerinin hepsini kaynanaya ve onu destekleyenlere koz olarak kullandı.Bugün görüyorum ki kaynana eski gelinini bitirme projesinde halen seni kullanıyor.Eski gelin “ona inandım kandırıldım” derken bugün sen “kandırıldım ya da diğerleri gibi ellerine düştüm tehditle çalıştırılıyorum” gerçeğini bile diyemedin.Ülkeni ve milletini seven adam kusura bakma mevzuyu öğrendikten sonra kendini muhalefette olsa kullandırtmaz.
Atatürk’ün kurduğu partiye gelip de maskara ettin ya CHP nin itibarını, işte o karnıbahar ve lahana kokunla bitirdin. Ne zoruma gitti biliyor musun ? Hiç zeki değilsin,akıllıca manevralar yapamadın ve halende yapamıyorsun.Görüyoruz ki kırkayak tapınakçılarından aldığın son görevin de görev tahtasına yeni yazılmış,kadınları devlete karşı örgütlemek,devlete karşı baş kaldırtmak.
Senin tapınakçılara ve Fethullah’a kaldıramadığın başı biz kadınlar devletimize mi kaldıracağız ? 😏 Sende haklısın,yediğin tabağa pisleyemiyorsun,fakat ülke kadınlarını kullanarak vatanına pisliyorsun.Seni Deniz Baykal’ı kasetle bitirip Chp ye getirenlere tüm bağlılığını devam ettiriyorsun işte.Emir demiri kesiyor çünkü.Nasıl olsa kaybettin ya,okey masasında elinde çift okey olan adamı ne olursa olsun taşla diyorlar sana, sen kaybetsen bile biz kazanınca seni bağrımıza basacağız diyorlar..Arkandayız korkma diyorlar.Bir kaç provakatörle kadınları arkana vereceğiz diyorlar.
Şimdi onların şerbetiyle sen ve Atatürk’le alakası olmayan parelel çanakçıların diyorsunuz ki merttir kadın,evet kadın erkeğe benzemez…Haklısınız anneliği ona; acı çekmeyi de öğretti, korumayı da…Ve asla vazgeçmemeyi de… Varlığımız hiç umurunuzda değilken nasıl oldu da aklınıza geldik ? Evet başımız dik…Yüreğimiz büyük…Sesimiz çıkınca çığlık çığlık.Korkumuz yok…Lakin hayal kurarken unuttuğunuz bir şey var ,o kadar da aptal değiliz.
Ne tesadüf ki böyle bir ayaklanma örgütlenmesini yaparken de aaa tarihler öyle bir tarih gösteriyor ki Atatürk’ün Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını verdiği o günün tamda 83. yıl dönümü.Bak sen şu ulvi aşka.
Sana tavsiyem; Erdoğan’ı devirmek için kadınların mertliğinin arkasına saklanmayın.Koltuk aşkıyla, Fethullah kumandasıyla Erdoğan düşmanlığını yaparken bari biraz akıllı olun.Bugüne kadar Devletin halkın nefretini kazandığı her vaka ön perde de Erdoğan etiketli gibi gözükse de, arka perde de Fethullah projesiydi. “Kadınları öne koyup arkalarına gizlenerek geldiler…Bu sefer gidişte, peşlerinde kadınlar olacak…” dediğiniz o kadınlar biz değildik. Akp yi kendi çıkarları için Erdoğan’a kurdurtan Fethullah’ın kandırdığı cemaat kadınlarıydı. Şimdi onlarda ak koyunun kara koyunun farkındalar.
Allah için Erdoğan düşmanlığı yaparken desteklenecek aklı başında başka bir alternatif adam mı bıraktınız ?Hepiniz gelmiş geçmiş partiler olarak sümsük olduğunuz için 40 yıl boyunca tapınakçılar alt devlete Fethullah’la gelip halkın haberi olmadan oturmadı mı ? Velev ki Erdoğan’ı kadınlar devirecek fikriyle hareket ediyorsunuz, Protestolar, mitingler, gösteriler için gaz veriyorsunuz da, devlete ve Erdoğan’a karşı yapılan bu ayaklanmalar bumerang gibi ülkemize geri dönmeyecek mi ? En ufak bir hava boşluğundan faydalanıp hamle yapacaklar, ülkemizi bitirecekler. Ne çabuk unuttunuz Arap baharını Tunuslu bir esnafın kendini yakmasıyla başlattığını ?
Orta Doğu’nun Arap baharının listesinde olduğumuzu unuttunuz mu ? Mısır mı olalım ? Irak,Tunus,Yemen,Suriye mi olalım ? Bu mudur kadınlardan beklentiniz ?
5 Aralık gibi bir günde kadınları Erdoğan’a karşı fişekleyerek neyin kafasını yaşıyorsunuz ? Biz Fethullah’ın götünden çoluğunun çocuğunun gelecek günleri ve meslekleri için  giden, çıkarcı kadınlar gibi gerizekalı mıyız her dediğinizi yapacak ? Bizi karıştırıyorsunuz .
Sizin ağzınız ne söylüyor ?
Cumhuriyetçi kadınlar partileri ve çıkarlarını değil vatanını,askerini,polisini, ve ülkesinin güvenliğini riske sokacak durumlar karşısında sadece ülkesinin çıkarını düşünür. Siz ülke çıkarını düşünseydiniz Deniz Baykal’ın pornografi komplosuyla CHP den uzaklaştırılmasını hazmedemezdiniz.Ben şahsım adına size güvenmiyorum.Sadece size değil parti cemaatlerinin alayına güvenmiyorum. Siyaset ve politika sevmediğim alandır, lakin hani aptal ve kör de değilim.
Atatürk ne demiş bak ;
“Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki millî benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır” (1923)
Son tavsiyem Fethullah’ın kıçını öpeceğim diye şu Milleti Erdoğan düşmanlığına örgütlemekten,sürüklemekten  vazgeç.Atatürk gibi düşün Milli benliğini bul, zaten av olmuşuz bari bizi dünya ülkelerine av yapmaktan vazgeç.
Hazır Erdoğan hepsine posta koymuşken Fethullah’ın kıçını öpeceğine Ülkemizin güvenliği için Erdoğan’ın arkasına geç ama parmaklarına hakim ol,bunu koltuk sevdan için değil bu sefer ülken için yap.
Cansel Işık/Manyakaşkıngelini
Paylaş